Kanal Tedavisi (Endodonti)

Kanal Tedavisi (Endodonti): Dişinizi Çektirmeyin, Kurtarın!

Dişimiz sadece sert bir kemik yapısından ibaret değildir. En iç kısmında, dişin beslenmesini ve hissetmesini sağlayan, damar ve sinirlerden oluşan yumuşak bir doku (pulpa) bulunur.

Derin çürükler, şiddetli darbeler veya diş çatlakları nedeniyle bakteriler bu sinir dokusuna ulaştığında iltihap başlar. Bu iltihap, o dayanılmaz diş ağrısının ve yüzde oluşan şişliğin (apse) temel sebebidir.

Kanal tedavisinin amacı; iltihaplanan veya ölen bu sinir dokusunu temizlemek, kök kanallarını dezenfekte etmek ve sızdırmaz bir dolgu maddesiyle doldurarak dişi tekrar kullanılabilir hale getirmektir.

Tedavi Süreci Nasıl İşler?

EstetikDent’te kanal tedavisi, gelişmiş dijital görüntüleme ve döner alet sistemleri (Rotary) kullanılarak genellikle şu adımlarla yapılır:

  1. Anestezi: Diş ve çevre dokular tamamen uyuşturulur.

  2. Temizlik: Dişin üst kısmındaki çürük temizlenir ve sinir odasına ulaşılır.

  3. Kanal Şekillendirme: Köklerin içindeki enfekte sinir ve damar dokuları, milimetrik incelikteki özel aletlerle çıkarılır. Kanallar genişletilir ve şekillendirilir.

  4. Dezenfeksiyon: Kanalların içi özel solüsyonlarla yıkanarak bakterilerden tamamen arındırılır.

  5. Dolum: Temizlenen kanallar, biyouyumlu özel bir dolgu maddesiyle (gütaperka) uca kadar sızdırmaz şekilde doldurulur.

  6. Üst Yapı: Dişin durumuna göre üzerine normal dolgu veya (diş çok madde kaybetmişse) porselen kaplama yapılarak işlem tamamlanır.

Kanal Tedavisi Çok Ağrılı Bir İşlem midir?

Halk arasındaki en büyük yanlış inanış budur. Kanal tedavisi ağrı yapmaz, ağrıyı bitirir.

Modern anestezikler sayesinde işlem sırasında herhangi bir acı hissetmeniz mümkün değildir. Sadece işlemin yapıldığı günün akşamında ve ertesi gün, dişin üzerine bastırdığınızda hafif bir hassasiyet olabilir. Bu da basit ağrı kesicilerle kolayca geçer.

Kanal Tedavisi Gören Diş Ölü müdür?

Evet, teknik olarak dişin içindeki canlı doku (sinir) alındığı için diş artık “cansızdır”. Sıcağı veya soğuğu hissetmez, ağrımaz. Ancak kökleri sayesinde çene kemiğine tutunmaya ve çiğneme fonksiyonunu yerine getirmeye devam eder. İyi yapılmış bir kanal tedavisi ve üstüne yapılan sağlam bir restorasyonla, o dişi ömür boyu kullanabilirsiniz.

Tedavi Ne Kadar Sürer?

Dişteki enfeksiyonun durumuna ve kök sayısına göre tedavi süresi değişebilir.

  • Canlı dişlerde (iltihap yoksa): Genellikle tek seansta (45-60 dk) biter.

  • Enfekte dişlerde (apse varsa): Kök içine ilaç koyup beklemek gerekebileceği için tedavi 2 seans sürebilir.

Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Bu, halk arasında en yaygın korkudur ancak tamamen yersizdir. Kanal tedavisi, en az basit bir dolgu işlemi kadar ağrısızdır. Modern lokal anestezi teknikleri sayesinde bölge tamamen uyuşturulur. İşlem sırasında sadece dişinizde bir miktar baskı hissedebilirsiniz, acı duymazsınız.

Tedavinin yapıldığı gün anestezinin etkisi geçtikten sonra ve takip eden 1-2 gün boyunca dişinizde hafif bir hassasiyet veya “basınca karşı duyarlılık” olması çok normaldir. Çünkü kök ucundaki dokuların iyileşmesi zaman alır. Hekiminizin önereceği basit ağrı kesicilerle bu süreci konforlu bir şekilde atlatabilirsiniz.

İyi yapılmış bir kanal tedavisi ve üstüne uygulanmış sızdırmaz bir restorasyon (dolgu veya kaplama) ile o dişi ömür boyu kullanabilirsiniz. Kanal tedavili diş “ölü” olsa da kökleri çene kemiğine tutunmaya devam eder. En büyük risk, dişin canlılığını yitirdiği için kuruması ve kırılganlaşmasıdır. Bu yüzden genellikle kaplama yapılarak korunması önerilir.

Dişin içindeki “pulpa” dediğimiz sinir paketi alındığı için dişiniz artık sıcak ve soğuğa karşı tepki vermez (ağrımaz). Ancak dişin kökünü çevreleyen kemik ve bağ dokusundaki sinirler yerinde durur. Bu sayede çiğneme sırasındaki baskıyı ve lokmanın sertliğini hissetmeye devam edersiniz.

Aksine, kanal tedavisinde antibiyotik kullanımı çoğu zaman gereksizdir. Enfeksiyonun kaynağı dişin içindeki bakterilerdir ve biz mekanik temizlik (eğeler) ve kimyasal yıkama ile bu bakterileri oradan uzaklaştırırız. Yüzde gözle görülür bir şişlik, ateş veya halsizlik gibi sistemik belirtiler yoksa antibiyotik kullanmanıza gerek kalmaz.

Eskiden kullanılan bazı dolgu maddeleri dişlerde renklenmeye yol açabiliyordu ancak günümüzde kullandığımız modern materyallerle bu risk minimuma inmiştir. Nadiren de olsa diş zamanla renk değiştirirse, “Internal Bleaching” (Diş içi beyazlatma) yöntemiyle diş tekrar eski rengine döndürülebilir.

Hiçbir yapay diş (implant dahil), sizin kendi doğal dişiniz kadar değerli ve fonksiyonel değildir. Kendi dişinizin, çene kemiğiyle arasında “amortisör” görevi gören doğal bir bağ dokusu vardır. Bu, çiğneme hissini algılamanızı sağlar. İmplant ise kemiğe direkt kaynar ve bu hissi tam veremez. Bu yüzden önceliğimiz her zaman doğal dişi kurtarmaktır.

Çürükler Gülüşünüzü Gölgelemesin Sağlıklı bir diş, aynı zamanda güzel görünen bir diştir. EstetikDent Kastamonu’da doğal görünümlü dolgularınızla özgürce gülümseyin.

📞 Randevu ve Bilgi İçin: +90 537 062 37 52

📍 Adres: Kuzeykent, Cankat Sokak No:6, 37150 Kastamonu Merkez/Kastamonu